Hulisi AKKOYUN’dan İslamofobi Üzerine Basın Açıklaması

Hulisi AKKOYUN’dan İslamofobi Üzerine Basın Açıklaması

08 Ocak 2015 554 views 0

İSLAMOFOBİ

Son zamanlarda özellikle de Avrupa’da; İslamofobi tartışmaları her geçen gün daha da büyümektedir.

Uluslararası Batı düzeninin İslam üzerinden ürettiği İslamofobi’nin Batı toplumları içinde de gün geçtikçe realiteye dönüşmektedir.

Minareler yıkıldı, camilere bomba atıldı, helal gıda satan marketlere müdahalelerde bulunuldu ve başörtü yasakları ortaya çıktı.

İslamofobi denilince aklımıza ilk gelen Ülkelerden biri ise Almanya’dır. Bildiğiniz üzere Almanya’da daha rafine politikalar izlenmektedir. Hükümet yetkilileri işyerlerine alınan işçilerin ve çalışanların etnik ve dini kimliklerinin araştırılması için uyarılarda bulunuyorlar. Gün geçtikçe islam karşıtı, ırkçı ve faşist dalga yükselmektedir.

İslamofobiye göre; Müslümanlar barbar, Avrupalılar uygar gösterilmektedir.

İslamofobi konusunda bütün Avrupa ideolojilerinin tek safta yer alması oldukça dikkat çekici. Nitekim sosyalist ve muhafazakar aydınlar İslam’a karşı ırkçı politikalar konusunda birleşiyorlar.

Fransa’da başörtüsüne karşı imzalanan bildiriye sol ve sağ aydınlar birlikte imza attılar. Onlara göre başörtüsü kadını aşağılayan ve özgürlüğünü engelleyen bir tutumdur. Dolayısıyla laik cumhuriyette buna izin verilemez. Bu yaklaşım tam manasıyla Avrupa sekülerliğinin kibirli ve düzleştirici eşitlik tutumunu yansıtıyor. Sekülerliğin kibirli tutumunu anlatıyor, çünkü Fransız laikliğinin kadın dünya görüşü evrensel tek hakikat olarak görülüyor. Bu evrenselci hakikat, Fransız laikliğinin ulaştığı bir insanlık kemali olduğuna inanıyorlar.

 Başörtüsü, cami, ezan vb. olguların toplum içinde yer edinme arayışı, İslam’ın Avrupa içinde var oluşa yönelmesiydi. Batı modernliğinin tarihsel tahayyülünde sadece Hıristiyanlık ve Yahudilik bulunuyordu. İslam ise bir öteki ve korkuydu. Bundan dolayı kendi toplumlarında karşılaştıklarında da aynı tepkiyi vermeye yöneldiler. Başlangıçta onu ehlileştireceklerine ve kendilerine benzeteceklerine inanarak hareket ettiler. Ancak İslam, görünür olmaya devam etti. Sadece bununla kalmadı, ayrıca sorunlarını da beraberinde getirdi Avrupa’ya. Daha doğrusu Müslümanların sorunlarını…

Peki bu İslamofobiyi, Ortadoğu’da ve Afrika’da İslam inancı sanki terörün ve şiddetin kaynağı olabilirmiş gibi sunan “İŞİD” veya benzeri örgütlere “El Kaide”ye, “Taliban”a tepki olarak görebilir miyiz?

Sonuçta İslam’ı teröre dayanak kılmaya çalışan bu örgütlere,  Müslümanlar da tepki göstermiyor mu?

 Gün geçtikçe Avrupa’da neden bu İslam dinine duyulan öfke ve korku giderek gücünü arttırmaktadır?

 Gerçekten “Avrupa Kültürü”nü de, bu kıtadaki farklı ırklara ve inançlara dönük her çağda görülen korkularını ve nefret eylemlerinin kökenlerini anlamak kolay değildir. Birileri Türkiye için Müslümanlar için inançları üzerinden fitili ateşlemiş ve işin ucunu çok farklı bir yere çekmiştir. Bu örgütlerin amacı Müslümanları ortadan kaldırmak, inancımızı ve dinimizi yok etmektir. Buna kartşı ‘’fobi’’lerini farklı etkileşimlerle ötekilere aktarmaktadırlar. Bildiğiniz üzere fobilerimiz kolayca dağılan ve etkisi kalıcı bir şeydir.

Sonuçta bizimde içimizde yer alan bazı zihinler onlara karşı aynı tutumu hatırlarsanız yıllar önce sergilemişlerdir. Ancak bu durum çığırından çıktı ve şimdide onlar dinimize karşı bir fobi yaymaktadırlar.

Özetle Avrupa’daki İslamofobi’yi ve yabancı düşmanlığının kökenlerini anlamaya çalışırken, aynayı kendimize de tutmalıyız. Ancak her ne olursa olsun din üzerinden asla hiçbir şey yapmamalı ve barış içerisinde yaşamak istiyorsak ne bizim başkalarının inançları üzerinden ne de başkalarının bizim dinimiz üzerinden korku salmaya, siyaset yapmaya ya da daha farklı eylemlerde bulunmaya hakkı yoktur.

 Bizler, inanıyorum ki hiç bir zaman yurttaşlarımız arasında ayrım gözetmeyiz. Her türlü ötekileştirmenin karşısında dururuz. Eskiden bir şeyler yaşanmış olabilir ama yıllardır içinde yaşadığımız Türkiye farklı bir Türkiye! Yönetim farklı bir yönetim, barışçıl bir yönetim! Hem İslamofobi hem de anti-semitizm yok oluncaya dek gündemimizden düşmeyecektir. Bunun için bir araya gelerek ortak sesimizi duyuracağız.

Son zamanlarda Avrupa’da camilere dönük saldırıları gördük duyduk ve bu manzaralar hiç mi hiç hoşumuza gitmedi. Bilinsin ki; İslamofobiye karşı sesimizi yükselteceğiz.

İşadamı

Tecdespor Kulüp Başkanı

44 Malatyaspor As Başkanı

MASTÖB Genel Başkan Yardımcısı

 Hulusi AKKOYUN

BENZER KONULAR
YORUM YAZ